A Harfi Ansiklopedi Kimdir

AHMED TEVFİK PAŞA

(Okday soyadını aldı) Son Osmanlı sadrazamıdır. 1845 yılında İstanbul’da doğmuştur. Aslen Kırım Türklerinden, Arslanoğulları ailesine mensup, Tuna havalisi kumandanı ve süvari Feriki İsmail Hakkı Paşa’nın oğludur. Topkapısı Sübyan okulunda ve Vidin rüştiyesinde okudu. Davudpaşa’da bulunan İkinci Süvari alayına yazıldı. 1865’­ te de askerlikten ayrıldı, Babıali Tercüme odasına devama başladı. 1872’de, Roma sefareti ikinci katipliğine gönderildi. Sonra Viyana ve Berlin sefaretlerinde aynı görevi yaptı. 1875’te Atina, 1876’da Petersburg sefaretlerinde başkatip olarak çalıştı. 1877’de, sefir Kabuli Paşa’ya vekalet için Maslahatgüzarlığa geçti. Rusların harp ilanı notasını kendisine vermeleri üzerine İstanbul’a geldi ve derhal Şumnu’da bulunan serdarıekrem Abdülkerim Nadir Paşa’nın yanına gitti. Harbin sonunda tekrar İstanbul’a döndü 1879’da Atina maslahatgüzarı, 1883’te de Atina sefiri oldu. 1885’te Paris’te kurulan Süveyş Kanalı komisyonuna vazifeli gönderildi. 1895’te Hariciye nezaretine getirildi, bir süre sonra, ilave olarak Sıhhiye nazırlığı görevi de verildi (1889). Yunan harbi sonunda Tophane Kasrı’nda toplanan konferansa başkanlık etti. Yunan murahhasları ile yapılan görüşmeler sonunda bir anlaşmaya varıldı. 1908’de, Said Paşa kabinesinde yine Hariciye nazırı göreviyle kaldı. Ayan meclisi üyeliğine tayin edildi. Londra sefaretinde elçilik vazifesine başlamadan, 31 Mart (13 Nisan 1909) vakası çıkınca istifa eden Hüseyin Hilmi Paşanın yerine sadarete getirildi (1909). Ahmed Tevfik Paşanın 21 günlük bu ilk Sadrazamlığı esnasında Hareket ordusu İstanbul’a girmiş, neticede 2. Abdülhamid tahtından indirilmişti.

Ahmed Tevfik Pasa sadaretten azledilince tekrar Londra sefaretine gönderildi ve bu vazifede Osmanlı devleti Birinci Dünya savaşına girinceye kadar kaldı. Harbin devamı süresince, Ayan üyeliğinde bulundu. Vahdeddin’in tahta çıkısından sonra bir heyetle bunu bildirmek için Almanya, Avusturya ve Bulgaristan’a gitti. Dönüşte, kabineyi kurmağa memur edildi ama başaramadı. Ahmed İzzet Paşa 11 Kasım 1918’de sadaretten ayrılınca ikinci defa sadrazam oldu. Bu devrede itilaf devletleri donanması Yunan gemileri de dahil İstanbul’a geldi. 20 Aralık 1918’de, padişah Mebusan Meclisini feshetti. Tevfik Paşa üst üste kısa sürelerle kabinesini değiştirmiş olmasına rağmen hiçbir başarı sağlayamayınca nihayet istifa etti ve yerine Damad Ferid Paşa geçti (Şubat 1919). Ali Rıza Paşa, Salih Paşa, tekrar Damat Ferid Paşa kabinelerinin kuruluşları sırasında ve her defasında kendisine de yeniden sadrazam olması teklif edildi, kabul etmedi. 1 Haziran 1919 ve 10 Mayıs 1920’de Paris’te toplanan sulh konferanslarına bir heyetle birlikte, murahhas olarak gitti. Sevr antlaşması imzalandıktan sonra, 14 Temmuz 1920’­ de Paris’ten döndü. Anadolu’daki Milli Harekatın gelişmesi karşısında, sadaretten çekilmek mecburiyetinde kalan Ferid Paşanın yerine, 22 Ekim 1920’de tekrar sadrazam oldu. Zamanında Ankara hükumeti ile yapılan temaslar olumlu bir sonuç vermedi (2 Aralık 1920). Sonra Şark meselesini halletmek üzere, Londra’da toplanacak konferansa Ankara’nın göndereceği murahhaslarla birlikte gidilmesini Mustafa Kemal Paşaya teklif ettiyse de Mustafa Kemal Paşa saltanat ve hilafetin hukukunu muhil gördüğünden Tevfik Paşanın teklifini reddetti. Ahmed Tevfik Paşa, 12 Şubat 1921’de yalnız Osmanlı devletini temsil eden bir heyetin başında, birinci murahhas sıfatı ile Londra’ya gitti. Ankara hükumetini, Bekir Sami Beyin başkanlığında ayrı bir heyet temsil ediyordu. Konferansta, müzakerelere başlanıldığı sırada, yetmiş beş yaşında ve çok yorgun Tevfik Paşanın sözü, milletin asıl temsilcileri olan Bekir Sami Beye ve arkadaşlarına bıraktığı görüldü. Tevfik Paşa, bu konferansta (21 Şubat -12 Mart) milli birliğin bozulmamasına son derece dikkat ediyordu. Neticede yeni bir barış sağlanamadı ve Tevfik Paşa arkadaşları ile beraber, 15 Nisan 1921’de İstanbul’a döndü. 3 Mart 1922’de Hariciye nazırlığı kendisine verildi. İstiklal savaşının en kanlı mücadeleleri, onun sadareti sırasında geçti. Mudanya konferansında, birlikte hareket edilmesi hususunda, yine Mustafa Kemal Paşa’ya birçok defalar telgraf gönderdi. Mustafa Kemal Paşa ve Ankara Büyük Millet Meclisi hükümeti tarafından, meşru’iyetini kaybetmiş olan Tevfik Paşa hükümetinin istekleri şiddetle reddolundu. Nihayet 1 Kasım 1922’de saltanatın lağvı sonunda, Tevfik Paşa hükumeti, Osmanlı imparatorluğunun son hükümeti ve Tevfik Paşa da son sadrazamı olarak tarihe karıştı. 4 Kasım 1922’de Tevfik Paşa, istifasını Vahdeddin’e vermiş o da kabul etmişti. Ahmed Tevfik Paşa, Cumhuriyetin ilanından sonra, yeni Türkiye hükümetinin bir vatandaşı olarak, on üç sene İstanbul’da yaşadı ve 1936 yılında vefat etti.

Yorum Ekle

Click here to post a comment