A Harfi Ansiklopedi Kimdir

AHMED VEFİK PAŞA

Türk devlet adamıdır. 1823 yılında doğmuştur. Babası hariciye memurlarından Ruhiddin Efendi’dir. Babasının Reşid Paşa ile birlikte Paris’e gitmesi üzerine tahsiline orada devam etti. İstanbul’a dönünce tercüme odasına girdi (1837). Şekib Efendinin maiyetinde elçi kâtibi olarak Londra’ya gönderildi (1840). Sırbistan, İzmir ve Memleketeyn’de geçici vazifelerde bulundu. 1847’de “mütercim-i evvel” oldu, Devlet salnamesinin yayımına memur edildi. Tahran elçiliğine gönderildi (1851). Deavi nazırı (Adliye nazırı [1857], Paris elçisi (1860), Evkaf nazırı (1861), Darülfünunda hikmet-i tarih hocası ve müfettiş (1862) oldu. 1864’te Bursa halkının şikayetiyle azledildi ve Ali Paşa’nın ölümüne kadar açıkta kaldı. Bu devrede Moliere ve Voltaire’den tercümeler yaptı, Fedelu-i Tarih-i Osmani’yi yazdı. Ali Paşa’nın ölümünden sonra sadrazam olan Mahmud Nedim Paşa, Ahmed Vefik Paşaya önemli memurluklar verdi. Rüsumat emini (1871), Sadaret müsteşarı (1872), Maarif nazırı ve Devlet Şurası üyesi oldu. Mizacı bu memuriyetlerde uzun zaman çalışmasına imkân vermedi, tekrar açıkta kaldı (1872-1877). Bu devrede de Lehçe-i Osmani’nin (Osmanlı Lehçesi) ilk kısmını yayımladı. Petersburg ilim akademisine muhabir aza oldu (1875). İlk Mebusan meclisi başkanlığına getirildi (1878), aynı yıl vezir, Edirne valisi, daha sonra Ayan meclisi üyesi oldu. Dahiliye nazırı ve başvekil tayin edildi ve aynı yıl azledildi (1878). Başvekil unvanını alan ikinci şahıstır. 1879’da tayin edildiği Bursa valiliği 1881’e kadar sürdü. 30 Kasım 1882’de ikinci defa başvekil tayin edildi, üç gün süren bu vazifeden sonra, ömrünün sonuna kadar Rumelihisarı’ndaki yalısında ilimle meşgul oldu.

Fuad Paşa’nın, «Ahmed Vefik Paşa binek taşı cesametinde bir elmastır ne yüzüğe takılır ne de sokakta bırakılır» diye tavsif ettiği Paşa, haşin ve garip şahsiyeti, zekâsı, dürüstlüğü ve Avrupa’yı çok iyi tanıması ile, Türk siyaset ve fikir tarihinin renkli simalarındandır. Reşid Paşa kendisini himaye eder, Ali ve Fuad Paşalar ise ondan hoşlanmazlardı. Garip ve atak hareketleri, müstebit karakteri, adı etrafında çeşitli fıkraların doğmasına yol açmıştır.

Eserleri: Tasvir-/ Efkar’da tefrika ettiği Hikmet-i Tarih (Tarih Felsefesi) (1863]. Ebulgazi Bahadır Han’dan naklettiği Şecere-i Evşal-i Türkiye (Türk Şeceresi) [tarihsiz]. Fezleke-i Tarih-i Osmani (Kısa Osmanlı Tarihi) [ilk baskısı 1869], rüştiyeler için yazılmış bir okul kitabıdır. Lehçe-i Osmani (1. kısım 1876, tam olarak 1888), Tarih görüşünü dil sahasına teşmil ettiği bir eserdir. Ali Şir Nevai’­nin Mahbûb-iii-Kulûb’u (Kalplerin Sevgilisi) (1873], Ahmed Vefik Paşanın Türk edebiyatına en büyük hizmeti çok iyi tanıdığı Fransız edebiyatından yaptığı tercümelerdir. Hugo’dan Hernani (tarihsiz), Voltaire’den Hikâye-i Hikemiye-i Mikromega (Mikrome ga’nın Felsefi Hikayesi) [1872). Fenelon’dan Telemak (1882), Lesage’dan Gll Btas Santillani’nin Sergüzeşti (1887) adlı eserleri çevirdi. Moliere’in on altı piyesini adapte ve tercüme yolu ile Türkçeye kazandırdı. Türk örfüne yabancı olan eserleri tercüme etmiş diğerlerini yerli hayata uydurmuştur. Bizzat kendisinde bir komik yaratma kabiliyeti olan Paşa’nın Zor Nikah ve Zoraki Tabib (1869) adaptasyonları en çok tutulmuş olanlarıdır. İnfial-i Aşk, Zor Nikah, Don Civani, Tabib-i Aşk, Adamcıl, Zoraki Tabib, Tartüf, Azarya, Yorgaki Dandini, Okumuş Kadınlar, Dekbazlık, Meraki, Kocalar Mektebi. Kadınlar Mektebi, Savruk, Dudu Kuşları, Molihe’den manzum ve mensur olarak Türkçeye kazandırdığı eserlerdir. Bursa’da kendisinden tiyatro binası isteyen Fasulyeciyan ve arkadaşlarına bu Moliere tercümelerini temsil ettirmiş, eserlerin provalarına bizzat nezaret etmiştir. Muhtelif baskıları olan bu eserlerin tamamı Kanaat kitabevi tarafından 1933’te yayımlanmıştır.

Vefik Paşa ayrıca Gülistan ile Vasilaki Efendinin Lucius’tan yaptığı Dalkavukname tercümelerinin basılmasına da yardım etmiştir. 1891 yılında İstanbul’da vefat etmiştir.

Yorum Ekle

Click here to post a comment