A Harfi Ansiklopedi Nedir?

AİLE

Aynı kan, aynı ırk ve aynı atadan gelen şahısların bütünü.

Aynı çatı altında yaşayanlar, ana, baba ve çocuklar.

İnsanlar dışında, aralarında bağlılık bulunan canlı veya cansız diğer varlıklar.

Aile bahçesi (gazinosu v.b.), aile halinde rahatlıkla gidilebilecek, genellikle içkisiz veya hafif içkilerin içilebildiği gazino.

Aile dostu, ailece tanışılan ve evlerine gidilip gelinen ahbap, yakın.

Aile efradı, bir aileyi teşkil eden fertler.

Aile faciası, aile fertleri arasında geçen katil, yaralama v.b. facialar.

Aile ocağı, ailenin kurduğu, yerleştiği, geliştirdiği ev.

Aile saadeti, genellikle karı koca, bazen de büyükler ve çocuklar arasındaki ahenk, anlaşma, sevgi.

Aile reisi, bir ailenin maddi ve manevi mesuliyetini üzerinde taşıyan kimse, genellikle ailenin erkeği.

Arı ailesi, bir kovandaki arıların tümü.

Aile cüzdanı, tasarruf mevduatına bazı bankalarca verilen ad, bu hesap için açılan banka defteri.

Aileler istatistiği, nüfus sayımı sonuçlarına dayanan, sağ doğan ve yaşayan çocuk sayısına, anne babanın yaşlarına, babanın sosyal ve mesleki sınıfına, ikamet yerine göre ailelerin (dar anlamda) düzenini veren istatistiklerin tümü.

Kelime ailesi, ortak bir kökten çıkan kelimelerin tümü.

Müslümanlıkta aile ebedi arkadaşlık, ebedi ortaklık maksadı ile, iki tarafın serbest rıza ve ikrarı ile kurulur. Hıristiyanlıkta kutsal aile, Yusuf, Meryem Ana ve İsa, bu şahısların resmedildiği tablo.

Türk hukukuna göre aile kan, sıhriyet veya mukavele ile birbirine bağlanmış, aralarındaki hukuki münasebet medeni hukuk ile düzenlenmiş topluluktur.

Aile efradına karşı fena muamele, aileyi teşkil edenlerin birbirlerine karşı, kanunun himaye etmediği kötü davranışları (Türk Cz. Kn. bu fiilleri suç saymıştır. Md. 477).

Aile hukuku, aileyi meydana getiren kimselerin karşılıklı hak ve vazifelerini düzenleyen hukuk dalı. (Türk Aile hukuku, Türk Med. Kn. ile düzenlenmiştir. Aile hukuku evlenme, boşanma meseleleri, hısımlar, nesep, nafaka, ev reisliği, aile malları ve vesayet müesseselerine ayrılan 3 kısımda düzenlenmiştir.)

Aile malları, aileyi meydana getiren kimselerin menfaatlerini ve ailenin devamını sağlamağa tahsis edilen mallar. (Aile vakfı, aile şirketi emvali, aile yurdu şeklinde olur. [Türk Med. Kn. md. 322, 323, 336).)

Ailede mal ortaklığı, karı ve kocanın evlenme mukavelesiyle mallarında ortaklığı kabul etmeleri hali (Türk Med. Kn. md. 211).

Aile nizamı, aileyi meydana getiren kimselerin karşılıklı sadakat ve yardım mükellefiyetlerinin tümü.

Aile suçları, aileye dahil kimselerin karşılıklı sadakat ve yardım mükellefiyetlerini ihlal eden ve suç sayılan fiilleri.

Aile reisi, aile topluluğunu sosyal ve iktisadi açıdan yöneten kimse (Türk Med. Kn.a göre [md. 318) akit ve örfle belli olur).

Aile şirketi emvali (malları), mirasçıların, terekeyi taksim etmeyerek kurdukları ortaklık.

Aile tesisi, aile fertlerinin öğrenim ve eğitimlerine ve sosyal ihtiyaçlarına yardımcı olmak maksadı ile, miras ve şahıslar hukuku hükümlerine uyularak meydana getirilen kuruluşlar.

Aile vesayeti, vesayet altındaki kimsenin menfaati gerektirdiği takdirde malların idaresinin aileye verilmesi. (Bu halde vesayet, aile meclisi tarafından yönetilir.)

Aile yardımcısı, kanuni bir mecburiyetle veya kendiliğinden başkasına nafaka temin eden veya düzenli yardımda bulunan kimse.

Aile yurdu, aile fertlerinin iaşe ve ikametini sağlamak maksadı ile ve bu maksada yetecek ölçüde olmak üzere ziraat ve sanayi işletmelerine veya ikamete yarayacak gayrimenkullerden bir kısmının ayrılması ile kurulur (Türk Med. Kn. md. 336).

Aile bütçesi, kısa bir süre içinde bir işçinin veya işçi ailesinin hayat seviyesinde meydana gelen değişmeleri tespit amacı ile yapılan istatistik çalışması.

Aile reisi beyanı, Vergi Usul Kn.­ na göre aile gelirlerinin, Maliye’ye aile reisi olarak koca tarafından bildirilmesi.

P parametreli yüzeyler, eğriler (vb.} ailesi, P parametreye bağlı olan yüzeyler, eğriler v.b. nin tümü.

Meteorol. Siklon ailesi, aynı akıma bağlı ve ard arda gelen üç, beş siklonluk diz.

Aile doktoru, aile fertlerinin sağlık durumlarını takip, hastalıklarını tedavi eden, ailenin sağlık meselelerini yakından bilen doktor.

Aile topluluğunun menşei ve gelişimi hakkında, bazen birbirine zıt birçok nazariye ileri sürülmüştür. Sadece tarihi zamanlar ele alınırsa, karı koca ailesinin, bir çeşit cinsi münasebet komünizminin uygulandığı toplumlarda bile, eskiden beri bulunduğu görülür. Karı koca ailesi üç büyük tipe ayrılabilir.

1.Hiç değilse hukuk veya din sahasında monogami’ye dayanan aileler; en çok rastlanan tip budur.

2. Poligami’ye dayanan aileler; bunların da sayısı çoktur, tam bir fikir edinmek için, birçok Müslüman topluluklarda beliren monogami eğilimi göz önünde tutulmalıdır.

3. Poliyandriye dayanan aileler; bunların sayısı çok azdır, ancak Tibet’te ve Hindistan’daki Todalar arasında rastlanır. (Bazı kavimlerde görülen evlilik öncesi kadın erkek birleşmelerini ve eskimo adetlerini, kadınların ortaklaşa kullanılmasını öngören bir aile anlayışına ve poliyandriye bağlamak hiçbir bakımdan doğru sayılmaz.)

Aile grubu, çok büyük önemi olan tabii bir toplumdur. Çünkü, çocukların korunması ve yetiştirilmesi, ana ve babaya, ancak sürekli bir beraberlik sayesinde yürütebilecekleri birtakım görevler yükler. Onun için, kanun koyucusu, din ve ahlakın baskısı ile, aileye her zaman yer vermiştir. Aile grubu, çağlara, milletlere, bölgelere göre, eskiden de bugün de çeşitli şekiller alır. Yunanistan ve Roma’da olduğu gibi, ailelerin sınıflara ayrıldığı derebeylik çağında da ailenin siyasi bir niteliği vardı.

Aile tarihçesinde, genel bir eğilim hemen göze çarpar. Aile grubunun dağılması ve yan bağların gittikçe gevşemesi. Romalılarda aile, esirler dahil, Pater Familias’ın etkisinde olan kimselerin tümünden kurulmuştur. Türkçede, aile kelimesi geniş anlamı ile, evlilik, akrabalık veya evlat edinme yolu ile birbirlerine bağlı olan kimselerin tümünü gösterir. Daha dar anlamda, bir akrabalık bağı ile bir araya gelen, aynı çatı altında ve aile reisinin geliriyle yaşayan kimseler için kullanılır. Daha modern anlamda ise, baba, ana ve çocuklardan kurulu topluluğa verilen addır.

İslam medeniyetinin yerleşmesinden önce Türk topluluklarında geçerli olan aile tipi baba ocağı idi, fakat babanın, Romalıların Pater Familias’ında olduğu kadar geniş hakları yoktu. Bu haklarından bir kısmını eşi ile paylaşırdı. O kadar ki Türk hakanları buyruklarını hem kendi adlarına hem de hakan karısı olan hatun’un adına bildirirler, elçileri birlikte kabul ederler ve birden fazla kadın ile evlenmezlerdi.

Osmanlılar devrinde, İslam dininin etkisi ağır basmağa başlayınca, aile anlayışında kökten değişmeler oldu. Hali vakti yerinde olanların evlerinde haremler kuruldu ve poligami benimsendi, kadının elipden bütün eski eşitlik hakları alındı.

1926’da Türk Medeni kanununun kabul edilmesi üzerine kadınlara da eşit haklar ve daha sonra, seçme ve seçilme hakkı tanındı. İktisadi bakımdan, ilkel aile bir üretim topluluğu idi. Bugün ise, bir mülkiyet topluluğudur.

Aile toplumu artık mutlak bir monarşi değil, demokrat bir monarşidir: baba gene aile reisidir, fakat eskiden olduğu gibi geniş yetkileri yoktur. Kadın, eski zamanların, elinden iş gelmez dişisi olmaktan çıkmıştır. Kocasının her dediğine boyun eğmek zorunda değildir. Kanun koyucu, koca ile eşi arasında mal ayrılığı ilkesini kabul etmiştir. Velayet hakkı babadan alınıp anaya verilebilir (hatta bu hak her ikisinden de alınabilir). Babanın, çocuğu üzerinde kayıtsız şartsız hakimiyet hakkı yoktur.

Fakat devlet ailenin iç yapısını değiştirmekle kalmaz, iktisadi ve sosyal bakımdan da aileye yardım etmek için belirli bir politika güder. Varisler, tevarüs ettikleri mal ile orantılı olarak vergi öderler. Ayrıca resmi sektörde çalışanlar il e İş kanununa tabi olanlar çocuk zammından yararlanırlar. Aile reisinin veya ailenin vergi yükü, çocuk sayısı ile ters orantılı olarak indirilir. İlk eğitim parasız ve mecburi, orta ve yüksek öğretim ise parasızdır. Devlet çeşitli öğretim kademelerinde burslar dağıtır.

Aile grubunun otorite kavramı ile yakından ilgili olması, ailenin Monarşi’ye benzetilmesine yol açmıştır. Bir mülkiyet topluluğu olmak bakımından da kapitalist düzenin bir hücresi sayılmıştır. Bu yüzden, hemen her yerde, demokratlar ve sosyalistler tarafından tenkit edilmiş, buna karşılık siyasi sahada monarşistler, iktisadi sahada da liberaller tarafından savunulmuştur.

Kelime ailesi, dilin tarih boyunca aynı kökten ürettiği türevler ve bileşik kelimeler bütünüdür. Kökten çok daha değişik biçimler gösterir. Mesela, Arapça Kıb kökünden Türkçede kullanılan şu kelimeler türemiştir. Kitap, katip, mektup, mektep, kitabet. Türkçe yatmak kökünden gelen yatak, yatık, yatır, yargın, yatağan kelimeleri bir aile teşkil eder.

Klan büyük ailelere, büyük aileler de karı koca aileleri ne ayrılır. Büyük aile diye, kan ve ad birliği olan sınırlı bir alanda birlikte oturan ve bir babanın otoritesi altında yayan kimselerden kurulu topluluğa denir. Balkanlar’daki zadruga, Roma’daki agnaus ailesi bu tiptendir.

Büyük ailenin fertleri, ortak bir atayı sayarlar. Aynı nesilden olanlar, bak ve görev bakımından tam manası ile eşittir. Mülk bölüşülmez, idaresini aile büyüğü üzerine almıştır. Yapılacak isleri kararlaştıran ve vazife dağıtımı yapan da odur. Soy zinciri nesep, babadan (agnatus) veya anadandır fakat, her iki durumda da söz hakkı erkeğindir. İkinci durumda büyük ailenin reisliği, en eski nesilden olan en yaşlı kadının kocasına, kardeşine veya dayısına düşer, ana bir baba ayrı dayının imtiyazlı bir yeri vardır. Bayilik aile, bir tek büyük konakta veya çiftlikte oturur, her karı kocaya burada bir oda veya daire ayrılır. Karı koca ailesi her yerde vardır, fakat büyük aile içinde kanuni rolü veya hükmi şahsiyeti her zaman tanınmamıştır. Ne var ki, sevgi bağları genellikle çok kuvvetlidir. Bazen, bu iki şekilden biri, sıra ile ötekini bastırır. Eskimolarda yazın büyük aile, karı koca aileleri halinde parçalanır, her aile kendi başına avlanmağa çıkar. Fakat karı koca ailesinin yürürlükte olduğu yerlerde bile, toplu töreler dolayısı ile büyük ailenin ön plana geçtiği görülür.

Eskiçağ sanatında aile temasına ancak Mısır’da rastlanır: Memfis’li Memurun ve Karısının Heykelleri (Louvre), Amenofis 4 ailesi adlı alçak kabartma (El Amarna), Userhat Ailesi’ni gösteren fresk (Teb’deki halk mezarlığı). 16. yy. da Holbein kendi ailesinin resmini yaptı (Holbein’­ in Karısı ve Çocukları», Basel müzesi). Pompeo Leoni, tunçtan bir heykelde Kari 5’­ in Ailesini gösterdi (Escorial). 17. yy. da aile konusu birçok ressam tarafından işlendi. Le Nain (Vaftiz Dönüşü, Louvre), Le Brun (Jabach Ailesi, Bertin), Tournieres (Aile Toplantısı, Nantes), Rubens (Sanatçının ve Karısının Portresi, Helene Fourment ve Oğlu, Münih), Yoardaens (Madrid), Cornelis de Vos (Madrid), Th. de Keyser, Meebeeck Crugwaghen Ailesi, Amsterdan) Rembrandt («Aile Portresi», Brunswick «Marangozun Ailesi», Louvre), Horemans («Terzinin Ailesi», Floransa), Martinez del Mazo («Sanatçının Ailesi», Viyana). 18. ‘yy. da Greuze («Baba Bedduası», Cezalandırılan Oğul», Louvre). Elisabeth Vigee-Lebrun’ün portreleri («Marie-Antoinette ve Çocukları», Versailles), Chodowiecki («Calas Ailesi», Darmstadt), Tiepolo («Soderini Ailesinin Yükselişi», Treviso), Goya («Carlos 4’ün Ailesi», Madrid), Hogarth, Reynolds («Marlborough Ailesi», Blenheim), Gainsborough («Bailey Ailesi», Londra). 19. yy. da İngres («Lucien Bonaparte’ın Ailesi» ve «Gatteaux Ailesi», Louvre), grup portrelerine meraklı olan empresyonist ressamlardan Bazille («Aile Toplantısı», Louvre), Degas («Belelli Ailesi», Louvre), Renoir («Madam Charpentier ve Çocukları», New York). Bunlardan başka Picasso’nun «Soler Ailesi» (Köln) ile mavi ve pembe dönemlerinde yaptığı soytarı ailelerini (Buffalo, Cambridge) sayabiliriz.

Kutsal Aile, Çocuk İsa’yı, ailesiyle birlikte gösteren resimler, Rönesans’tan bu yana, birçok ressam tarafından yapılmıştır. En meşhurları: Leonardo da Vinci (Louvre), Michelangelo (Floransa), Rafaello’nundur (Louvre). Bu ressamların, aynı konuyu ele alan başka resimleri de vardır. (Vinci, Madrid’de, Rafaello, Londra’da, Münih’te, Leningrad’da). İtalyan okulundan ayrıca şu sanatçıların da Kutsal Aile’leri önemlidir: Luca Tome (Siena), Manccio (Floransa), Gozzoli (Pisa), Sansovino (Roma), Andrea Del Sarto (Floransa), Carracci’ler (Louvre, Leningrad, Napoli), Tiziano (Louvre, Dresden, Floransa, Madrid, Roma), Veronese (Louvre, Floransa, Münih, Brüksel, Leningrad), Parmigianino (Louvre, Floransa, Napoli, Madrid, Brüksel), Correggio (Parma, Floransa), Domenichino (Louvre), Guercino (Leningrad). Almanya’da, Kutsal Aile’nin heykelini Veit Stoss (Viyana), resmini de Holbein (Augburg) ve Baldung Grien yapmıştır. Hollanda’da, Yoos Van Cieve (Modena), Jan Van Cleef (Gand), Rubens (Köln), İspanya’da, bu konu, Murillo’nun üstünde en çok durduğu temadır (Louvre, Madrid, Londra, Leningrad).

Aile bütçesi, sanayileşme yolundaki bölgelerde, hayat tarzı çok hızlı değiştiği için bu tip bütçelerden uzun vadeli karşılaştırmalarda faydalanmak imkansızdır. Paris’­ te, 1830 yıllarında, ekmek, bir işçinin toplam masraflarının yüzde 25’ini ve bir işçi ailesi masraflarının yüzde 35’ini teşkil ettiği halde, 20. yy. ortasında, aynı masrafların ancak yüzde 9’unu tutmaktadır. Bu bütçelerden, ülkeler arasında karşılaştırmalar yapmak amacı ile de faydalanılamaz. Ekmek ve diğer unlu maddeler, New York’ta çalışan bir işçi veya memur bütçesinin yalnız yüzde 3’ünü teşkil eder. Avrupa Kömür ve Çelik birliği istatistikçileri, Birliğe bağlı altı ülkeden her birinde, bir maden işçisi ve bir demir işçisinin «zembil» adını verdikleri istihlak maddelerini tespit ettiler ve göz önüne alınan ülkelerden hangisinden olursa olsun, bir işçinin diğer beş ülkeden birine yerleşmek üzere gitmesi ve kendi ülkesindeki zembili muhafaza etmesi halinde bu işçinin hayat seviyesi bakımından hayli güçlük çekeceğini, buna karşılık, yerleştiği ülke işçisinin zembil birimini kullanmağa başlarsa, hayat seviyesinde pek bir fark olmayacağını müşahede ettiler.

İşçinin hayat seviyesinin sosyal bakımdan önem kazanması ve tam istihdamı karşılayan iktisadi dengenin gerçekleştirilmesi için, tüketimde önemli bir rol tanıyan modern iktisat teorisinin gelişimi, aile bütçelerine yeni ağırlıklar yüklenmesine yol açtı. Her şeyden önce, normal şekilde yaşayabilmesi için belli bir bölgenin işçisine sağlanması gereken kaynakların asgari miktarının tayini söz konusudur. Pratik bir önemi olabilmesi için, bu hesabın, o anda bölgenin iktisadi imkanlarını göz önüne alması gerekir. Bu hesap aynı zamanda bir seçim yapılmasını da gerektirir. Yalnız mesken, yiyecek, giyecek gibi zaruri ihtiyaçlar mı göz önüne alınacaktır (bu halde aile bütçesi «minimum minimorum» denen şeye tekabül eder), yoksa kültürel ihtiyaçlar ve boş zaman ihtiyacını da işin içine sokmak gerekecek midir? Fransız mevzuatı, aile bütçesi kavramını yürürlüğe sokmuştur, çünkü meslekler arası garantili en düşük ücret, Toplu Sözleşmeler Yüksek komisyonunun tertiplediği böyle bir aile bütçesini göz önüne almak suretiyle tespit edilmiştir. Bu tip bütçelerden geçim indeksleri tertibinde de faydalanılabilir. Çeşitli sendika kuruluşları kendilerine has aile bütçesi taslakları geliştirmişlerdir ve ücret hususundaki taleplerini desteklemek amacı ile, bu bütçelerin fiyat dalgalanmaları tesiriyle zaman içindeki seyrini takip ederler. Fiyatlar ile asgari ücret arasında bir bağ kuran, «meslekler arası garantili en düşük ücret» ile ilgili Fransız mevzuatı farklı bir kaide kabul etmiştir. Meslekler arası garantili en düşük ücret, aile bütçesinin bir fonksiyonu olarak değil, «179 emtia kalemi» denen özel bir indeksin fonksiyonu olarak değişir. Bu da devlet yetkilileriyle işçi kuruluşları arasında anlaşmazlıkların doğmasına yol açar. Ücretlerle aile bütçesi veya diğer fiyat indeksleri arasındaki otomatik bağ ancak çok kısa sürelerde önem taşır. Çünkü iktisadi gelişme hızı artmakta ve bunun sonucu olarak da ev idarelerinin tüketim yapısı değişmektedir. Mesela, Fransa’da, 1950 ile 1958 yılları arasında, ev idarelerinin bütçesinde gıda maddeleri sarfiyatı yüzde 49,9’­ dan yüzde 43,5’a düşmüştür (ortalama toplam rakamlar). Rusya’da yedi kişiden müteşekkil ve bunlardan dördünün ücretle çalıştığı bir ailenin bütçe tahlili, gıda maddeleri sarfiyatının 1955 yılında yüzde 67’­ den, 1956 yılında yüzde 52’ye düştüğünü göstermektedir. (Bunun başlıca sebebi, mağazaların daha iyi ikmal edilmesi ve bu mağazalarda fiyatların kolhoz piyasalarına nispetle daha düşük olmasıdır.) Fransa’da, tüketim ile ilgili Araştırma ve Dokümanlar merkezi tarafından, Fransızların tüketim masraflarının gelişimi üstüne düzenli şeklide incelemeler yapılmaktadır. Bununla birlikte bunlar toplam nitelikteki incelemelerdir ve gerçeği daha iyi öğrenmek için bunlara, sonradan, sosyal mesleki grupların incelemesini eklemek gerekir. Şunu da kaydetmeliyiz ki, İktisadi Gözlem enstitüsü isimli özel bir kuruluş, aile bütçelerinin toplumsal mesleki gruplara göre gelişimini izlemektedir. Bu kuruluşa göre (1949 yılı 100 sayılmak üzere) 1960 haziranında bir rençberin aile bütçesi indeksi 224,4 olduğu halde ihtisaslaşmış bir işçininki 215,6 ve ortalama kadrodan bir işçininki 222,5 olacaktı.

Bekar bir işçinin aile bütçesini tespit etmek nispeten kolay, bir ailenin aile bütçesini tespit etmek daha zordur. Bununla birlikte, Aile iştirakleri Milli birliği, iki çocuğundan biri 6, diğeri 10 yaşında olan, dört kişiden müteşekkil (ortalama) bir ailenin aile bütçesinin gelişimini devamlı olarak yayımlamaktadır. Türkiye’de de İstanbul Ticaret odası buna benzer bir indeks hazırlamakta ve her ay bunu yayımlamaktadır. Bu aile bütçesinin yalnız bir tek indeks kıymeti vardır. Bununla birlikte, farklı sayıda çocuğa sahip ailelerin ihtiyaçlarını karşılaştırmağa yarayan bir metot da geliştirilmiştir. Bu usulde ailenin fertleri tüketim birimleri olarak ifade edilir. En fazla kullanılan mukayese mikyası «Oxford Mikyası» dır ve şu şekildedir: Aile reisi, 1 tüketim birimi, eşi, 0,7-16 yaşından büyük çocuk, 0,7-16 yaşından küçük çocuk 0,5. Bir başka sistemde durum indeksler şeklinde ifade edilir: Aile reisi 100, çocuksuz aile 182, bir çocuklu aile 231, iki çocuklu aile 284, üç çocuklu aile 349, dört çocuklu aile 433. Daha büyük bir kesinliğin elde edilmesi, çocukların yaşını da göz önüne almayı gerektirir. (Küçük yaşta bir çocuk, okul çağındaki çocuğa nispetle daha az masraflıdır, fakat buna karşılık annesinin, yanında bulunmasına daha fazla ihtiyaç gösterir.)

AİLE

Denizcilikte Yelkenli yarış kotrası. Aslı Finlandiya’dan alınan bu teknenin karinası hemen de dümdüzdür. Bordası dik bir açı ile yukarıya kıvrılır. Nehir veya kapalı denizlerde yarışa çok uygun, çok güzel bir biçimi vardır. Borda kaplamaları geniş tahtadan, kontrplaktan, hatta anasonitten yapılacak şekilde tasarlanmıştır. Bu durum seri halinde yapımını da kolaylaştırır. Amatörler bile bu tekneyi yapabilir. İki kişi ile kullanılır, boyu 7,10, genişliği 1,60, derinliği (çektiği su) 1 m. ve yelken yüzeyi 16 m2’dir. Fransızlar, bütün kotraları Aile adını taşıyan Bayan Virginie Herriot’nun hatırasına saygı belirlisi olarak bu monotip kotraya Aile adını vermişlerdir.

AİLE

İstanbul’da süresi belirsiz olarak yayımlanmış bir dergidir (17 Mayıs 1880). Kadınlar, çocuklar, ev işleri ile ilgili çeşitli konulardan söz ederdi. Sahibi Mihran Efendi, yazarı Şemseddin Sami idi. Hakkı Tarık Us kütüphanesinde eksik bir koleksiyonu vardır.

Yorum Ekle

Click here to post a comment