A Harfi Ansiklopedi Kimdir

AKKOYULULAR

Orta çağda kurulmuş olan bir Türk devletidir. 1300 ile 1502 yılları arasında hüküm sürmüştür. Bu devletin kurucuları Oğuzların Bayındır boyundan oldukları için Bayındır Hanedanı adı da kullanılır. Bayındır Han Oğuzhan’ın oğullarından Gökhan’ın oğludur.

Akkoyunluların bilinen ilk reisi Tur Ali Beydir. Aşiret Diyarbakır (Amid) yöresinde yaşıyordu. Akkoyunlular 1467 yılına kadar İlhanlılara, Celayir’lilere, Memlüklere, Timurlara ve Karakoyunlulara bağlı kaldılar. Fahrettin Kara Yülük Osman Bey zamanına kadar aşiret halinde yaşadılar. Karayülük Osman Bey, Akkoyunluların En kudretli hükümdarlarından biri oldu. Yeni bir devlet kurmakla yetinmemiş Timur’un Gözde adamlarından biri olmuş Sivas hükümdarı Kadı Burhaneddin’i öldürerek önünü duyurmuştu. Trabzon Rum imparatorunun kızını alarak bu imparatorlukta gözü olduğunu açığa vurdu. Yıldırım Bayezid’in Kadı Burhaneddin’in topraklarını ele geçirmesi Akkoyunluların düşmanı olan Karakoyunluların Osmanlılarla dost olması Akkoyunlularla Osmanlıların arasını açtı ve Akkoyunlular Timur Yıldırım mücadelesinde Timur’a yardım ettiler.

Akkoyunlular hanedanı Türk geleneklerine uyarak memleketi oğullar ve kardeşler vasıtası ile idare ediyorlardı. Akkoyunlu hükümdarlarının en namlı olanı Ali Bey’in oğlu uzun Hasan’dı. Uzun Hasan önce Hükümdar olan kardeşi Cihan Şah’a karşı savaştı onu yenerek Diyarbakır’dan kaçırdı ve yerine Hükümdar oldu (1453). Sonra en büyük düşmanları olan Karakoyunlular ile savaşa girdi. Çapakçur meydan savaşında bu defa da Karakoyunlu hükümdarı Cihan Şahı yendi ve öldürdü (1467). Karakoyunların topraklarını ele geçirerek bir imparatorluk kurdu ve başkenti Diyarbakır’dan Tebriz’e nakletti. 2 yıl sonra Timur’un torunlarından Sultan Ebu Said Mirza’yı da yenerek imparatorluğun sınırlarını genişletti. Akkoyunlu hükümdarı uzun Hasan Trabzon Rum İmparatoru’nun kızı Katerina Despina ile evlendi. Bu evlenme hissi olmaktan çok siyasi idi. Onun amacı Osmanlı devletini yok ederek Timur’un imparatorluğunu canlandırmaktı. Bu yüzden Osmanlılarla savaşan Venedikliler ile anlaştı. Kendisine sığınan Karamanoğullarını korudu. Hatta bununla da yetinmedi Karaman beyliğini korumak için Konya üzerine asker gönderdi fakat uzun Hasan kuvvetleri Fatih’in oğlu Konya valisi Şehzade Mustafa tarafından perişan edildi (1472). Fatih Uzun Hasan meselesini halletmek üzere harekete geçmek zorunda kaldı ve Otlukbeli savaşında Uzun Hasan’ı yendi (1473). Bu savaştan 5 yıl sonra uzun Hasan öldü yerine geçen oğulları ve torunları imparatorluğu koruyamadılar. Onların yetersizliğinden faydalanan Şah İsmail Tebriz’i alarak bu hanedana son verdi. Böylece Akkoyunlu devleti tarihe karıştı. Uzun Hasan birçok alanda Osmanlıları örnek alarak imparatorluğunu teşkilatlandırmıştı.

Akkoyunlular sanatı: Anadolu’da gelişen Akkoyunlular devri sanatı ancak son yıllarda araştırma konusu oldu. Osmanlı mimarisi ile sıkı bağlantısı bulunan ve son araştırmalarla iyice beliren bu devir mimarîsinin önemli örnekleri Diyarbakır. Mardin, Urfa, Hasankeyf, Ahlat, Erzincan, Erzurum, Gümüşhane çevrelerinde bulunmaktadır. 1469’a kadar Akkoyunlular devletinin başkenti olan Diyarbakır, bu bakımdan başta gelir. Diyarbakır’ın mimari şekillenişinde Akkoyunlu yapılarının özel bir yeri vardır. Bu eserler Hoca Ahmed veya Ayni Minare Camii (1489), Sultan Kasım’ın Şeyh Matar camii (1500), 15. Yüzyıldan kalma Nebi veya Peygamber camii, Lala Bey camii, Sultan Kasım’ın yeğeninin adını taşıyan İbrahim Bey mescidi, Tacettin ve Hacı Büzürk mescitleridir. Bunların yanı sıra surlarda ve diğer yapılarda Akkoyunlular’a ait kitabeler, Diyarbakır’daki Akkoyunlular devrinin mimari çalışmalarını göstermesi bakımından önemlidir. Ayni Minare Camii, erken Osmanlı devrinin camilerinde görülen, tabhaneli camilerle yakından bağlantılıdır. Şeyh Matar Camii siyah beyaz taşlarla yapılmış tek kubbeli, ana mekânı yanında dört sütun üzerinde kare gövdeli minaresi ile Anadolu Türk mimarisine bu tarzın yegâne örneğidir. Büyün yıkılmış olan Muallak Camii minaresinin de sütunlar üzerinde durduğu kaynaklardan anlaşılmaktadır. Nebi veya peygamber adıyla anılan cami, ortada bir ana kubbe ve 2 yanda ikişer tonozla yana açılan iç mekânı ile Osmanlı merkezi yapı sistemine çok benzer. Bunu 8 ayaklı ve Sinan’ın geliştirdiği bir planın öğrenerek örneğini veren Safa Camii takip eder. Safa camii ayrıca değişik motifli çinileriyle burada yerli bir çini atölyesinin varlığını da ortaya koymaktadır. Bu eserdeki taş işçiliği ileri bir sanat seviyesini temsil eder.

Mardin’de önemli Akkoyunlular devri yapıları bulunmaktadır. 1487 ve 1502 yılları arasında yapılmış Akkoyunlu Cihangir’in oğlu sultan Kasım medresesi, 1435 ve 1444 tarihli Sultan Hamza ve 15. yüzyılın ikinci yarısından kalma Cihangir türbeleri bunların önemlileridir. Kalede ve diğer yapılarda onarımları gösteren Akkoyunlu kitabeleri vardır. Akkoyunlular dan kalan yapıların en önemlisi camii türbe ve medreseyi bir araya getiren Sultan Kasım’ın manzumesi plan özellikleri ve taş işçiliğinin zengin örnekleriyle Güneydoğu Anadolu’da gelişen mimarinin en güzel eserlerinden biridir.

Mardin yakınındaki Hasankeyf’te de Akkoyunlular devrine ait birçok yapı vardır. Bunlardan en önemlisi, şehrin biraz dışında, tuğla işçiliği, kubbe şekli, çini süsleri ve genel çizgilerindeki oran bakımından Anadolu’da türbe mimarisi gelişiminde özel bir yer alan Zeynel Türbesi’dir. Eserin genel çizgilerinden 15. yüzyıla ait olduğu tahmin edilebilir. Uzun Hasan’ın oğlu tarafından 1478’de onartıldığı anlaşılan imam Abdullah türbesi ve ziyaretgâhı da bu devir eserlerindendir. Akkoyunlu anıtlarının toplandığı diğer bir merkez, Van gölü kıyısındaki Ahlat’tır (Bk. AHLAT).

Bu devrin diğer mühim mimarî merkezlerinden biri de Erzincan’dır. Bugün devamlı depremler sonucu çok az eser ayakta kalmışsada bunlar Akkoyunlu devrinin mimarî zenginliğini ortaya koyacak değerdedir. Bunlardan biri 1418 tarihli kaleden kalan kapı parçası üzerindeki iki satirlik kitabedir. Kalenin Akkoyunlular devrinde tamir edildiğini Gösteren bu kitabenin yani sıra, 1301 tarihini taşıyan ve Akkoyunluların atalarına bağlanan Cimin camii, Bey hamamı anılmaya değer yapılardır.

Gümüşhane ili, Bayburt ilçesinin Demirözü bucağına bağlı Gökçedere (Pulur), Çayıryolu (Sünür) köylerinde ve bu çevrede Akkoyunlu soyundan gelenlerin yaptırdığı eserlere rastlanır. Bu yörede Osmanlılar devrinde bile, Akkoyunlular devri mimarisinin üslubunu koruduğu görülür. Gökçederede 1517 Tarihli Ferahşat Camii ve medresesi genel çizgileriyle tek kubbeli Osmanlı yapılarını hatırlatmaktaysa da son cemaat yeri ve minaresi bazı özellikler göstermektedir. FerahŞat camiinin karşısında Akkoyunlu soyundan Süleyman Beyin yaptırdığı beş hücreli ve kapılarının üzerinde Farsça kitabeler bulunan Medrese vardır. Çayıryolu köyünde ise Akkoyunlu devletinin kurucusu Tur Ali’nin oğlu Fahreddin Kutlu’nun yaptırdığı cami, medrese ve türbe bulunmakta ve üzerindeki kitabelerden, Şah Tahmasb zamanında tahrip Edildiği, 1550 yılında onarıldığı anlaşılmaktadır. Bu onarımı gösteren kitabe, Beylioğlu Ali tarafından yazılmıştır ve Türk yazı sanatının güzel örneklerinden biridir. Bu önemli Merkezlerin dışında Doğu Anadolu’nun birçok yerinde Akkoyunlulara ait yapılara ve kitabelere rastlanır. Bunlar, Muş, Bitlis, Bingöl, Urfa, Harput, Erzurum çevresinde toplanmıştır, Akkoyunlu devri yapıları bulundukları yörenin iklim şartlarına ve sanat geleneklerine bağlı olarak gelişmiş olmakla beraber, kendine has özellikler ve kendi içinde Devamlı bir gelişme gösterir. Bu, plan özellikleri bakımından olduğu kadar süsleme yönünden de bilinir. Bütün bu örnekler, aynı yıllarda yeni bir yolda gelişmeğe başlayan, Ağır ağır oluşan Osmanlı sanatı ile Akkoyunlu sanatı arasında yakın ilişkiler bulunduğunu gösterir.

Yorum Ekle

Click here to post a comment