A Harfi Ansiklopedi Nedir?

AKAİD

Eski dilde itikatlar, inanışlar anlamlarına gelmektedir.

Kanaatler, inanışlar, görüşler gibi anlamları da bulunmaktadır.

Bir dinin ibadetle ilgili emirleri dışında itikat ve imanla ilgili esaslarını, doğmalarını inceleyen din bilgisi, din ilmidir.

Akaid, imanın esaslarını ifade eden, ibadeti değil itikadı, yani ameli değil imanı esas alan İslami kaidelerin bütünüdür. Akaid, dinin temel unsularını özlü cümlelerle dile getiren bir çeşit düsturdur. Bu düsturlar «usul ilmi»ne giriş niteliğindedir. Nitekim Tavahi’nin akaide dair kitabının Sünnet Ehlinin Akidesi ve Usul-i Dine Mukaddime diye iki adı vardır.

İslam’da Akaid resmi denilebilecek tarzda tesbit edilmekle beraber, din alimleri, mutasavvıflar ve filozoflar tarafından ifade edilmeye çalışılmış ve bunlar medreselerde öğretildiği gibi, üzerinde yorumlamalar da yapılmıştır.

Akaid kitaplarının tarihi, Hicret’in dördüncü yüzyılına kadar uzanır. En çok tutulmuş eser olan Necmeddin Ömer Nasafi’nin (öl. 1142) kitabını, Saadeddin Mesud Tafiazani yorumlamış, buna Molla Ahmed Musa, Molla Salahaddin ve başkaları, tarafından ekler yapılmıştır. Ayrıca Tahavi’nin, Semerkandi’nin, İmam Haremeyn’in ve Gazali’nin de akaid’e dair kitapları vardır. Geylani’nin bir akaid kitabı bulunduğu da söylenmektedir. Bunlardan Gazali’nin Kavaidül-Akaid (İmanın Temelleri) adlı büyük eserinde dinin esaslarından bahsedilir ve usul meselelerine geçilir. Kitapta, zat ve sıfat ilmine dair başlıca inanışların tartışıldığı kısım Er-Risalet-ül-Kudsiye (Kudüs Mektubu) adı ile ayrıca istinsah olunmuştur. Gazali’nin bu eserinde, iman, imanın mahiyet, dereceleri imanı elde etme yolları, imanın muhafazası ve kuvvetlendirilmesi hususunda dikkate değer fikirler vardır. İmandan, itikat diye de bahseder ve imanı İslamiyetten ayırır, iman teklif edilen itikatlara inanmaktır. Halbuki İslamiyet yalnız aklen değil, kalben ve bütün varlığı ile Allah’ın iradesine teslim olmaktır. Gazali, nazarı fikirlerin imanı kurmak ve korumakla ne derece faydalı olacağını da ayrıca inceler.

Halk için yazılan akaid kitaplarına ilmihal denir. Bunlarda amele dair bahisler de vardır.

Hristiyanlıkta akaid, Hıristiyanların Teslis’e, Oğul’a ve Ruhulkudüs’e besledikleri imanın ifadesidir. Latincede inanıyorum anlamına gelen Credo kelimesiyle belirtilen Hıristiyan akaidi, İznik’te yazıldı. Tanrı oğlunun tanrılığını inkar eden Arius’a cevap vermek için toplanan ilk Kiliselerarası Kon­süI  (325), Teslis’in kesin bir tanımlamasını yaptı ve «Tanrı Oğlu İsa’nın, yaratılmadığını, doğurulduğunu» ileri sürdü. Oğul’un Baba ile ayniliği, yani Yunancada omouslos terimiyle karşılanan cevher birliği üzerinde özellikle durdu ve arianizm’i mahkum etti. Bu akaid’in onaylanmasına, konsül’e katılan papazlardan yalnız ikisi karşı koydu. Onlar da, Arius’cular gibi sürgün edildi.

Aynilik meselesi üzerindeki tartışmalar Hıristiyan kilisesinde uzun yüzyıllar boyunca sürdü. Bugün ise, Batı kilisesi ile Doğu kilisesi arasındaki Credo anlaşmazlığı yatışmış gibidir. Gerek Katolik gerek Ortodoks ilahiyatçılar, Credo’nun hiç değilse bir tezi üzerinde yani Ruhulkudüs’ün ilahi görevi üzerinde görüş birliğine varmışlardır.

Yorum Ekle

Click here to post a comment