A Harfi Ansiklopedi Nedir?

AKÇE

Küçük gümüş para. Her çeşit madeni para.

Akçe etmez, değersiz, kıymetsiz.

Akçe kesesi, madeni para koymak için, kumaştan, deriden, çeşitli örgülerden yapılan küçük, zarif torba.

Akçe kesmek, madeni para basmak (eşanlamlısı, SİKKE KESMEK).

Akçe şıkırtısı, para sesi, haberi, ümidi.

Akçe tahtası, üzerinde madeni para sayılan bir çeşit banko.

Akçelik, akçe değerinde.

Akçesi ak olmak, kâğıt, bakır paralar gibi değeri düşük değil de gümüş altın gibi değeri yüksek para sahibi (zengin) olmak.

Akçesi ucuz olmak, mert, vergili olmak.

Ak akçe, gümüş para,

Bakır akçe, akçenin küsuratı (24 bakır sikke bir akçe ederdi).

Bir kese akçe, içinde 500 akçe bulunan kese.

Çürük akçe, değeri düşük para. Mec. Değersiz, bozuk insan (iş, fikir vb.).

Geçer akçe, tedavüldeki para. (Akçe üzerinde, çeşitli zamanlarda ve sık sık değişiklikler yapıldığı için, geçerini geçmezinden [tedavülden kaldırılmıştan] ayırmak için.) Mec. Geçerliliği zamana bağlı olan [fikirler, davranışlar]: Geçer akçe olmayan fikirlerini halka kabul ettirmek için, her gün sütunlar dolusu yazı yazıyor.

İhtiyat akçesi, müşkül bir anda kullanılmak üzere bir tarafa ayrılan para.

Nohut akçe, «nükud akçe»nin halk dilinde bozulmuş şekli. (Bk. NÜKUD akçe.)

Sağlam akçe, karşılığı olan, değeri yüksek para.

Osman Bey zamanında bastırılan ilk gümüş paranın adı.

Akçe tahtası, kenarlı bir tepsiye benzeyen akçe tahtasının bir ucu oluk gibi darlaşır, bu kısmın kenarı yoktur, paralar oradan akıtılır. Oymalı, sedefli, bağa işlemeli, sanat eseri değerinde eski akçe tahtaları vardır. Büyük alışverişlerde tacirlerin ve sarrafların kullandığı akçe tahtasının, sayılan paralarla sayılmayanlarını birbirine karıştırmamak için iki ayrı yeri bulunurdu.

Akçeli işler, T. B. M. M. içtüzüğüne göre, bütçe ve her türlü ödenek işleri akçeli işler olarak adlandırılır ve bu konulardaki kanun tasarı ve tekliflerinin iki defa görüşüleceği belirtilir. Anayasanın bütçe ile ilgili 94. maddesinde de T. B. M. M. üyelerinin, bütçenin genel kurulda görüşülmesi sırasında, akçeli işlerde gider arttırıcı veya belirli gelirleri azaltıcı teklifler yapamayacakları tespit edilmiştir.

İlk akçe Orhan Gazi zamanında bastırıldı (1329). Orhan Gazi devri akçeleri üç türlüydü: 1. Üzerinde tarih ve kesim yeri yazılı olmayan, beş akçelik para. İki yüzünde de «Orhan Halledallahu mülkehu» yazılıdır. Çapı 22 mm. 2. Üzerinde tarih ve kesim yeri yazılı olmayan, tek akçelik para. Ön yüzünde dört halifenin adı ve kelime-i şahadet, arka yüzünde «Orhan Halledallahu mülkehu» yazılıdır. 3. Tarihi 729 ve kesim yeri Bursa olarak işaretlidir. Kutru 18 mm. Ön yüzünde yine dört halifenin adı, arka yüzündeki «Bursa»> kelimesinin altında, Orhan Gazi’nin üçüncü saltanat yılını gösteren 3 rakamı yazılıdır.

Osmanlı imparatorluğu boyunca yeni akçe bastırılan devirler ve bu akçelerin başlıca özellikleri şöyle sıralanır: 1. Murad Hüdavendigar devri (1359-1389, Kesim yeri yok). Yıldırım Bayezid devri (1389-1402) devletin henüz altın sikkesi yoktur. Venedik altın dükaları kullanılır. Bir Venedik altın dükası kırk akçe değerindedir. Akçelerde 792 tarihi görülür.

Mehmed Çelebi devri (1403-1413, kesim yerleri, Amasya ve Bursa’dır).

Musa Çelebi devri (1410-1413, kesim yeri, Edirne, tarih 813).

Mustafa Çelebi devri (1421-1422, kesim yeri, Edirne, tarih 824).

Çelebi Sultan 1. Mehmed devri (1413-1421 bir Venedik dükası on akçe değerindedir. Akçelerin kesim yeri, Amasya, Ayasluk, Bursa, Edirne, Karahisar, Serez).

2. Murad devri (1421-1444 kesim yerleri, Amasya, Ayasluk, Bursa, Edirne, Engüriye [Ankara], Germiyan, Novar, Serez).

Fatih 2. Mehmed (ilk cülûsu, 1444 o yıl Edirne’de basılan akçelerin ağırlığı 6 kırattan 5 kırata indirildi. Sebebi, Devlet hazinesine gelir sağlamak veya askerin tahsisatını azaltmak niyeti olabilir. Ne var ki, akçenin, gümüş değerini azaltmak devlete kâr değil zarar getirir. Miktarı kanunnamelerle ve akçe olarak tespit edilen vergiler, devletin isteği ile küçültülen akçeler gibi derhal değiştirilemez. Nitekim, vezni yarı yarıya düşürülmüş akçe ile toplanan verginin gümüş tutarı da yarı yarıya azalmış oluyordu). 2. Murad devri (ikinci cülûsu, 1445-1451, 100 dirhem gümüşten 375,5 akçe kesildi).

2. Mehmed devri (ikinci cülusu, 1451-1481, Kostantaniye ve Novar’da 10 akçelikler kesildi. Bu akçelerin ön yüzünde «Sultanel berreyn ve Hakanel bahreyn Essultan bin Sultan», arka yüzünde «Mehmed bin Murad Han Halledallahu Sultanuhu Durube Kostantiniye, Sene 875» yazılıdır. 2. Mehmet, babası zamanında basılan akçeleri tedavülden kaldırarak, yeni akçeler kestirdi. Eski akçelerin, daha yüksek ayarda olması sebebiyle piyasadan çekilmesinin hazineye faydası oldu.

2. Bayezid devri (1481-1512, akçelerin vezni eksiktir, ayar %85’e düşmüştü. Bu sebeple 1487’den itibaren 100 dirhem gümüşten 500 akçe kesilmeğe başlandı. Çıkarılan bir hükümle, has altının miskali 57’şer akçe.

Sultanî ve Frengî florisi 47’şer akçe, Eyrefi (Mısır), Engürüs (Macar) 45’er akçe üzerinden muamele görmesi emrolundu. Kesim yerleri, Amasya, Ankara, Bursa, Edirne, Gelibolu, Üsküp, Karatova, Kastamonu, Kostantiniye, Konya, Novar, Serez, Tire, Trabzon).

Yavuz Sultan Selim devri (1512-1520, 1 flori 6 akçeye bedeldir. Akçelerin en ağırı 3,5 kırat, bir dirhem gümüş 4,5 akçeye bedeldir. Kesim yerleri, Amasya, Bursa, Kostantaniye, Tire).

Kanuni Sultan Süleyman (1520-1566: 1 flori 60 akçeye bedeldir. Mısır darphanesinde kesilen akçeler her yüz dirhemde 84 halis gümüşü ihtiva etmektedir. Kesim yerleri, Amasya, Amid [Diyarbakır], Kayseriye, Kostantiniye, Novar).

2. Selim devri (1566-1574, 10 dirhem gümüşten 525 akçe kesildi. 980 Senelerinde İstanbul’da ticaretle meşgul olan Yahudiler, akçeleri kırparak bozulmasına sebep oldular. Sokullu Mehmed Paşa bunun önüne geçmeği başardı. Kızıl akçesi olanlar bunları denize atacak, Kırpık akçesi olanlar ise bunları darphanede yeniden kestireceklerdi. Altınların rayici 60 akçeydi ve 5 akçe bir dirhem gümüş değerindeydi. Kesim yerleri, Âmid, Novaberde, Ohri, Sadrakapsi). 3. Murad devri (1574-1591, İstanbul kadısına yazılan bir emirde, florinin 60 akçe ve kuruşun 40’ar akçeye bedel olması istendi).

3. Mehmed devri (1595-1603, Bir dirhem gümüşten 8 akçe kesildi. Bu arada bozuk ve zuyuf akçenin toplatılması için de emirler verildi). 1. Ahmed devri (1603-1717, Tunus’da kare şeklinde akçeler kesildi. Bu akçelerin ağırlığı 1,5 kırata ve ayarları %80’e kadar indi. Kesim yeri Halep).

1. Mustafa devri (1617-1618, altının kaç akçeye bedel olduğu bilinmiyor, ama bir dükanın 300 akçe değerinde olduğu ileri sürülmektedir. Kesim yeri Âmid). 2. Osman devri (1618-1622, akçeler 1,5 kırat, ayarları %80. Alışverişte kolaylık için mevcut akçelerin 10 adedine eşit olmak üzere bir dirhem ağırlığında onluk Osmanî kesildi. Bu yeni akçeler halk arasında «Bekir Efendi akçesi» adı ile şöhret buldu).

1. Mustafa devri (2. cülûsu, 1622-1623, kesilen akçelerin vezinleri eksikti. Bir altının değeri 150 akçeye yükseldi).

4. Murad devri (1623-1640, akçelerin vezinleri 1,4 kırata indi, ayarları % 75’e düşürüldü. Kesim yerleri, San’a, Yenişehir).

Sultan İbrahim devri (1640-1648, 5 ve 10 akçelikler vardı. Kesim yerleri, Âmid, Kostantaniye). 4. Mehmed IV devri (1646-1687, malî sıkıntı çekilen bu devirde kuruş 120, Esedî de 10 akçeye değiştirildi. Kuruşlar kesik, para ve akçelerin ayarları düşüktü. Halk arasında «çingene»> ve «meyhane» akçesi adı ile anılan bu paralar, esnaf ve sarraflar tarafından tartılarak alınıyordu). 2. Süleyman devri (1687-1691, 10 seneden beri İbrahim Çelebi denilen Yaldız altını tedavüldeydi. Bu altının ayarı bozuktu.

Bunlar arasında ayarı yüksek olanlara çift damga vuruldu ve bunların iki akçeye, düşük olanlara bir damga vuruldu ve bunların bir akçeye alınması kararlaştırıldı. Damgasız akçenin geçmemesi ilân edildi. Aynı yıl, zaruret dolayısı ile mangır kesilmesine ve [iki mangır bir akçeye geçmek üzere] bir kıyye halis bakırdan 800 mangır basılmasına karar verildi).

2. Mustafa devri (1695-1713, sefer masraflarının çokluğu ve sefer süresinin uzaması ihtimali ileri sürülerek, o zamana kadar para adı verilen sikke 3 akçeye geçerken, sefer yardımı olmak üzere, paranın 4 akçeye geçmesi ve seferden dönüldükten sonra yine 3 akçeye inmesi için emir verildi. İstanbul Şerifi altını 300 akçeye geçiyordu. Yeni basılan altın da 300 akçeye geçecekti).

3. Ahmed devri (1703-1730, kırk akçeye geçen Abbasî’ler ile 16 kuruşa geçen Tümen’ler kullanılıyordu. Bu devirde Tuğralı akçe’ler görülmektedir. Akçelerin değeri 10 paralığa eşitti ve ondan sonra kesilen akçeler kıymetsiz bir sikke ve daha doğrusu tartı ile alınıp satılır bir mal halini almıştı. 3. Ahmed’den 2. Mahmud’a kadar akçe’de bir değişiklik olmadı.)

2. Mahmud devri (1808-1839, 90 ayarında gümüşten akçe kesildi, cülûsunun 12. yılına [1822] kadar devam edildi. Küçüle küçüle ele alınamaz hale gelmiş, okunması ve sayılması güçleşmiş olan akçelerin kesimine o yıldan itibaren son verildi).

Yorum Ekle

Click here to post a comment