A Harfi Ansiklopedi Nedir?

AKIŞLILIK

Akabilme, dışarıya yolu olma.

Dışarıya akışlılık, akarsu ağları deniz ve okyanus genel seviyesine ulaşan bölgelerin durumu. Eşanl. EKZOREİZM.

İçeriye akışlılık, akarsu ağı sürekli bir akış göstermekle beraber, deniz ve okyanusların genel seviyesine bağlanmayan bölgelerin durumu. Eşanl. ENDOREİZM.

İçeriye akışlılık sebepleri arasında relyef (kapalı çanaklar), iklim (şiddetli buharlaşma), toprak (geçirimlilik, suyun sızması) önemli rol oynar. Avrasya’nın orta kısımları, Volga, Ural, Amuderya, Siriderya, Tarım, akarsu ağları ile başlıca akışlılık alanlarıdır. Burada areizm de görülür. İçeriye akışlılık genellikle gerileme halindedir, çünkü çok defa dışarıya akış ağları daha alçak bir taban yüzeyine göre çalışır ve daha iyi beslenir, bunların yararına kapsamalar olur.

Akışma 1. Fonet. Seslerin uygun şekilde birbirine eklenmesi.

Ses akışması, seslerin kulağa hoş gelmesi. Bu kavrama, bazı fonetik değişmeleri açıklamak için başvurulur.

Ses akışması, art arda sıralanan ses, hece veya kelimelerin birbiriyle uyuşarak kulağa hoş ve dile kolay gelen bir bütün ve ahenk meydana getirmesi. Bir kelime içindeki ses ve hecelerin akışmasına iç akışma, cümle içinde kelimeler arasındaki akışmaya dış akışma denir. Türkçede iki ünlü ve aynı hece içinde belli bazı sesler dışında iki ünsüz yan yana gelmez. İki ünlü arasına -y- harfi, iki konson arasına da ı, i, u, ü harflerinden biri yardımcı ses olarak getirilir. A, e ünlülerinin yardımcı ses olup olmadığı, Türkologlar arasında ihtilaflıdır. O, ö ünlüleri ise Türkçede birinci hece dışında bulunmadığı için, bugünkü bazı şiveler hariç, yardımcı ses olamaz. Meselâ, kapı ve tepe kelimelerine datif eki -a, e getirildiğinde kapı-a, tepe-e denilemeyeceğinden kapıya, tepeye denilir, yani araya bir yardımcı -y- sesi girer. Ünsüzler arasında mesela tut- fiiline -meçhullük ve pasiflik, -n- dönüşlülük ekleri getirildiğinde araya bir yardımcı -u- ünlüsü gelir. Tut-u-l-, tut-u-n- gibi. Hecelerin birleşmesinde ise dilimizde genel bir kural vardır. Bir kelimede her ünlü kendinden önce gelen ünsüzü kendi kurduğu hecenin içine alır. Bu, özellikle kelimelere ekler getirildiği zaman açık şekilde görülür. Bir ünlüden ibaret veya başında ünlü bulunan bir ek, kapalı bir hece ile biten kelimeye getirildiği zaman önüne geldiği ünsüzü kendi teşkil ettiği heceye alır. Mesela baş> ba-şım, göz gö-ze, tut-> tu-tar gibi. İki kelimenin birleşmesinde veya cümle içinde yan yana gelmesinde de durum aynıdır. Hanım + eli hanı-meli, çınar + altı çınar-altı iki kelime arasında bu hece binişme veya kapışmasına ulaşma diyoruz. Bk. ULAŞMA.

Yorum Ekle

Click here to post a comment