A Harfi Ansiklopedi Nedir?

AKKUZATİF

İsim çekim hallerinden biridir. Akkuzatif eki, bir isim çekim ekidir. Fiil ile anlatılan hareketin doğrudan doğruya yöneldiği nesneyi belirtir. «Babamı seviyorum» cümlesindeki babam gibi ama eylemin sonucunu, yönünü, amacını, bir yere doğru hareketini, uzunluğunu ve süresini de gösterebilir. Bu durumda bulunan bir nesne (mef’ûl) cümle içinde geçişli fiil ister. Başka bir deyişle, fiilin gösterdiği iş ve hareketi cümle içinde doğrudan doğruya yüklenen kelime, akkuzatif halinde bulunur, bu hal geçişli bir fiile bağlar. Eski Yunancada «sebep hali», Latincede «suçlama hali» demek olan terimlerle adlandırılan bu hal, Türk gramerinde umumiyetle «yükleme hali» olarak karşılanmaktadır.

Akkuzatif hali, ekli ve eksiz olmak üzere iki türlüdür. Yani akkuzatif halinde bulunan bir isim veya isim cinsinden bir kelime, her zaman akkuzatif eki almış olmayabilir. Eksiz olarak da cümle içindeki durumuna göre akkuzatif halinde bulunabilir, buna eksiz veya belirsiz akkuzatif denilmektedir. «mektubu yazdım» veya «mektup yazdım» misallerindeki mektup kelimesinde olduğu gibi. Akkuzatif eki Eski Türkçede üç çeşittir: 1. İsimlerden sonra gelen -g, -g (-1g, -ig, -ug, -üg); 2. Zamirlerden sonra -ni, ni; 3. İyelik ekli kelimelerden sonra n. Zamanla Türkiye Türkçesinin de dahil bulunduğu Batı veya Güneybatı Türk şivelerinde, birden fazla heceli kelimelerin sonundaki -g, -g seslerinin düşmesi ile asıl akkuzatif ekini teşkil eden sesin düşerek aradaki yardımcı sesin ek olarak geliştiği kabul edilir: -1, -i, -u, -ü ses- leri, ünlü ile biten kelimelerde yardımcı y sesi ile kullanılır: -y-, -y-i, -y-u, -y-ü (cami, evi, çocuğu, gözü, kapıyı, deriyi, boruyu, sürüyü gibi).

Aslında zamirlerden sonra gelen -ni, -ni, -nu, -nü ise, Türkiye Türkçesinde ünlü ile biten iyelik eklerinden sonra Azeri, Türkmen Türkçesi gibi batı grubuna giren şivelerde bütün ünlü ile biten kelimelerden sonra Kıpçak, bilhassa Çağatay gibi tarihî Türk lehçelerinde ve bugünkü modern Türk şivelerinin pek çoğunda umumileşerek bütün isimlerden sonra kullanılan akkuzatif eki olmuştur. İyelik eklerinden sonra gelen -n akkuzatif eki ise, önceleri meselâ, Orhun yazıtlarında bütün iyelik eklerinden sonra kullanılmaktayken, henüz Eski Türkçe devresinde, daha ziyade yalnız üçüncü şahıs iyelik eklerinden sonra gelen bir ek halini almış, zamanla diğer akkuzatif eklerine nazaran bilhassa yazı dilimizde kullanılışı azalmıştır. Daha çok halk dilinde ve edebiyatında kullanılan bu eke, bugün ancak halk şiiri ve hikâyelerinde rastlanır.

Çuvaş lehçesinde akkuzatif eki yoktur, bunun yerine de datif kullanılmaktadır. Bunun gibi datif yerine akkuzatif, akkuzatif yerine datif kullanan Anadolu ağızları da vardır. «Sana söyledim» yerine seni söyledim gibi. Bugün genitif ile gelen bazı son çekim edatları da yine bugün Azerî sahasında olduğu gibi, Eski Türkçede de akkuzatif ile bağlanırdı. «Senin gibi» yerine eski Türkçede sini teg veya «onun gibi» yerine Azerî’de onu kimi gibi.

Yorum Ekle

Click here to post a comment