A Harfi Ansiklopedi Nedir?

AKLAN

Bir dağ sırasının yamaçlarından her biri. Vadiyi iki yandan sınırlayan eğimli yüzey. (Bu manada çoğunlukla yamaç kelimesi kullanılır. Bununla birlikte yamacın anlamı daha yerel [mevziî] ve sınırlıdır.) Sularını bir denize veya göle gönderen bölge, Karadeniz aklanı.

Aklan düzü, küçük bir akarsuyun açtığı derin yatak veya alan, sarp vadi.

Jeomorfoloji. Bir vadide taban çizgisini (talveg’i) doruk çizgisine birleştiren eğik yüzey.

Aklan yarıntısı, bir aklanda, iki sert meyil arasındaki hafif iniş. (Aklan yarıntıları, dayanıklı tabakalar arasında yumuşak tabakaların belirmesinden meydana gelir. Aklan, bu sert tabakalar arasındaki yarıktır. Eski bir aşınma düzeyinin kalıntılarına da tekabül edebilir.)

Jeomorfoloji. Aklanların meydana gelişi hem başlangıçtaki eğime hem zeminin kaya özelliğine, her şeyden önce de iklim ve tabii bitki örtüsüne bağlıdır. Bu bakımdan, çok belirli kuşak karakterleri vardır. Eğim derecesine göre çeşitli süreçler (vetireler) görülür, meselâ çekim yıkıntıları ancak eğimi 45°yi aşan yamaçlarda meydana gelir. Fakat ufalanma şeklini ve ufalanmamış gelişme hızını, iklim tayin eder. Donma-çözülme olaylarının (jelivasyon) işe karıştığı durumlarda, çekim yıkıntıları bol ve yaygın olur. Aksi durumda ise, önemsiz kalır veya hiç olmaz (tropiklerarası bölgelerde çok görülen bir durum). Başka süreçlerin meydana getirdiği «sınır eğim», büyük ölçüde bitki örtüsünün etkisindedir. Orta Almanya’da, aynı yamaç üzerindeki soliflüksiyon akıntıları, Dördüncü zamanın soğuk devrelerinde (periglasyer şartlar), eğimin 2° üstündeki her yerinde oluştuğu halde, postglasyer devrede ancak eğimleri 10°-15°yi aşan yamaçlarda meydana gelmiştir.

Nihayet, belli iklim ve bitki örtüsü şartları altında, yüzey teşekküllerinin granülometresi de (gevşek kayalar veya parçalanma ürünleri) aklanları etkiler ve onlara değişik özellikler kazandırır. Meselâ, Vosges’lardaki alacalı kumtaşının periglasyer şartlar altında, don yüzünden kaba parçalara bölünmesi kolay ve hızlı olmuştur. Hâlbuki, soliflüksiyon’a elverişli incelikteki tanelerin (mil) meydana gelmesi, kum tanelerinin parçalanmasını gerektirdiği için hem güçtür hem de zamana bağlıdır. Soğuk bir devre başında, çekim yıkıntılarının tesiriyle gelişebilecek kadar dik eğimli olan aklanlar, sürekli donma-çözülmelerden dolayı çok gerilemiştir. Böylelikle yamaçları dik, tabanları düz tekne biçimli vadiler ortaya çıkmıştır. Buna karşılık, başlangıç eğimleri olayın gelişmesi için yetersiz olan aklanlar az değişikliğe uğramıştır. Soliflüksiyon’un başlaması için, donma-çözülmenin kum tanelerini parçalayarak biraz mil meydana getirmesi şarttır. Fakat bunun, uzun bir zamana bağlı olması ve kaygan madde yetersizliği yüzünden soliflüksiyon önemsiz kalmıştır. Dolayısıyla aklanların eğimi pek azalmamış, yüzey şekilleri de dar vadicikler halinde kalmıştır. Bu şartlar altında yamaçların gelişmesi birbirinden farklı şekiller almıştır. Gerçi, preglasyer bir iklimde, soliflüksiyon, yamaçların dikliğini çoğunlukla belli sınır eğimlere erişecek kadar azaltır ama bu sınır, kayaçlara göre değiştiği gibi, kimi zaman da oldukça yüksek kalır (10° ve daha fazla). Evrim sonu düzleşmelere ancak yer yer veya bazı homojen ortamlarda (Champagne tebeşirinde olduğu gibi) rastlanır. Buzlarla kaplı bölgelerde eğimin azalmadığı, bunun tersine bazı hallerde arttığı (özellikle tekne çeperlerinde) söylenebilir. Kuru iklimlerde yamaçların dikliği bozulmaz, belki de evrim sırasında artar bile fakat bu arada, çok belirli düzleşmeler de meydana gelir (BK. PEDIPLANASYON). Tropiklerarası nemli iklimlerde de durum böyledir. Savan kesiminde, şiddetli kolüvyonlaşma önemli bir düzleşme etkeni olmakla beraber, kimyevî bozulmadan arta kalmış arızalar da (şeker kelleleri) meydana çıkar ve bunların eğimi gitgide artar. Ormanlık bölgelerdeki arta kalmış arızalarda da aynı diklik artışı görülür. Fakat kolüvyonlaşmanın nispî yetersizliği yüzünden bu bölgeler tam düzleşmelere elverişli değildir, sırtlar olduğu gibi kalır.

Orta iklim bölgelerinde, tabiî evrimin, tropiklerarası orman altındakinden daha yumuşak eğimler meydana getiremeyeceği anlaşılmaktadır. Çünkü tropik ormanlarında, daha kuvvetli olan kimya süreçleri, aklanların düzleşmesine elverişli, daha bol miktarda ince taneli madde sağlar. Böylece, bazı aklanlar gerilerken eğim kaybettikleri halde, bazıları evrimleri sırasında eğimlerini korur, hatta arttırabilir. Kaya etkilerine bağlı olan birbirinden çok farklı iki evrim tipine ancak belirli yerlerde rastlanması ise iklim ile izah edilir.

Yorum Ekle

Click here to post a comment